• Svetog Save Br. 4/A 76120 Brčko Distrikt BİH
  • info@familyfarm.ba

Family Farm

Family Farm

Uzun yıllardır Balkanlar’da tarımsal üretim yapma konusunda güçlü bir düşüncemiz vardı.
Bu konuda yaptığımız detaylı incelemeler sonrasında düşüncemizi hayata geçirmeye karar verdik. Bu iş için en uygun bölgenin ekosistemi hiç bozulmamış efsane topraklara sahip Bosna Hersek olması konusunda karar kıldık. Bölge çiftçileri ürünleri için yıllarca pazar bulamadığından şikayetçiydi. Bu yüzden topraklarını uzun yıllardır işlenmemiş ve atıl bırakmışlar. Bölge çiftçilerinin yeniden ekim yapabilmeleri için desteğe ve motivasyona ihtiyacı vardı. Kendi mevcut imkanlarıyla ekip biçemiyorlardı. Ekseler bile ürünlerini değerinde satamıyorlardı. Ayrıca bu bölge insanları ile geçmişe dayalı kültürel bağlarımız vardı. Bosna Hersek’te tarımsal alanda maliyetleri doğrudan etkileyen iş gücü ve mazot çok uygun, ayrıca Türkiye ve Bosna Hersek hükümetleri de bu bölgede tarım yapılmasını teşvik ediyorlar. Geriye kalan tek şey bölge çiftçileriyle birlikte bu kararı hayata geçirmek. Stratejimizi bu bu işbirliği üzerine inşaa ettik. Çiftçilerimize tohum, mazot, hasat desteği ve ürünlerine alım garantisi verdik. Böylece çiftçilerinin yeniden tarlalarını ekmeleri konusunda cesaretlendirdik. Bir anlama bölge çiftçilerine balık vermek yerine, balık tutmayı öğrettik. Böylece herkes için kazançlı bir girişimin önünü açmış olduk.

 

Bosna Hersek’te ki ilk hasatımızı Bejlina’da 2015 yılında gerçekleştirdik. O yıl yaklaşık 1000 hektarlık alanda (1000 x10.000 m2 = 10.000.000 m2) üretim gerçekleştirdik. Ekimini yaptığımız ilk ürünümüz ay çekirdeği oldu. Sonrasında bu ekimler çeşitlenerek (Siyah Çekirdek, Yağlık Çekirdek, Kabak Çekirdeği ) devam etti.

 

Hedefimiz 20.000.000 m2 alanda sadece ay çekirdeği yetiştirmek.

 

Bosna Hersek’te tarım yapma fikrine tüm paydaşlar çok inandık. Kurumsal yapımızı yeni yatırımcılarla güçlendirdik. Buradaki organizasyonumuzu uzman ekip ve ekipmanlarla güçlendirdik. Amatör bir ruhla gece gündüz demeden bölgedeki tüm kahvehaneleri defalarca ziyaret ettik. Çiftçilerimize yatırımcı bir Türk firması olduğumuzu ve birlikte çalışacağımızı anlattık. Kendilerine tohum desteği, üretim aşamasında mühendislik desteği ve nihayetinde yetiştirecekleri ürünlerini sözleşmede belirtilen kriterlere uygun olarak alım garantisi verdik. Çiftçilik dünyanın her yerinde zordur. Ancak biz çiftçi paydaşlarımızla çalışma konusunda hiç zorlanmadık. Daha verimli ve koordineli çalışabilmek için düzenli toplantılar yaptık. Kendimize ve çiftçilerimize inandık ve sonunda hep birlikte başardık.

 

Bosna Hersek’te tarım yapma düşüncesini yönetim kurulumuzun ortak kararıyla aldık.
Bosna Hersek’te üretim yapmak kolay, ama satmak o kadarda kolay değildi. Ürünlerimiz pazarda beğeniliyor ancak bölge tüccarları tarafından alınmıyordu. Üzerine bir de alıcılara ürünlerimiz kötüleniyordu. Bölgede alım yapan tüccarlar malımıza çok düşük fiyatlar vererek piyasadan çekilmemizi istiyorlardı. Bu süreci ancak Türkiye pazarına denk fiyatlarla malımızı satarak aşabileceğimizi gördük. Ailesi ile birlikte hiç bilmedikleri ürünü bizim talebimizle eken Bosnalı çiftçilerin mücadelesi de iyi bir fiyatı fazlasıyla hak ediyordu. Türkiye’de çekirdek piyasasına hakim bir dostumuz ziyaretimize geldi. Toprakları ve ürünlerimizi inceledikten sonra tespitlerini bizimle paylaştı. Bu olumlu değerlendirmeler ışığında Türkiye piyasasına satış yapmaya karar verdik. Satış kolay olmadı. Ancak ilk ürünlerimizi Türkiye'ye indirdik. Burada da yine tüccar direnci ile karşılaştık. Çünkü piyasanın bazı güçlü markaları sahaya yeni üreticilerin girmesini istemiyorlardı. Dünyanın her yerinde piyasayı elinde tutan dev şirketler, küçük işletmeler ve çiftçileri yıldırarak sahada hakimiyet kurmak istiyorlar. Küçük işletmelerin bölge çiftçileriyle işbirliği yapmalarından ve örgütlenmelerinden yana ciddi kaygılar taşıyorlar. Küçük işletmeler ve bölge çiftçilerinin doğal koşullarla, insan eliyle, katkı maddeleri içermeyen sağlıklı ürünlerin yoğun ilgi görmesinden çekiniyorlar.

 

Vallen çiftçilerimiz ile tüketicilerimizin buluştuğu büyük bir aile.

 

Bugün hala faaliyetimize başladığımız çiftçi paydaşlarımızla yolumuza devam ediyoruz. Emeğimizi değerinde pazara çıkarmak ve rekabet koşullarımızı güçlendirmek için marka imajımızı güçlendirdik.

 

İlk beş yıllık programımızda sözleşmeli ekim sahalarımızı genişletmek, ikinci beş yıllık programda ise kuru meyveler alanında (kuru elma, kuru armut, kuru narenciye) Avrupa’da söz sahibi olmak istiyoruz...

 

Amacımız mümkün olduğunca organik tohum ve gübresiz üretim metotları üzerinde ilerlemek. İnsanlığın yerleşik tarıma geçtiği günden itibaren uyguladığı metotları deneme tarlalarımızda uygulamak ve sonuçlarını test etmek istiyoruz. Böyle bir tercih ticari yaşamda çılgınca olabilir. Ancak biz buna inanıyor, maddi ve manevi açıdan ciddi yatırımlar yapıyoruz. Üniversitelerin tarih profesörleri ile ziraat mühendislerinin bizimle birlikte tarlada çiftçiliği ve tarımı tartışa biliyor olmaları bizim için harika bir deneyim...

 

Bizi biz yapan değerlerimizle bugünlere başarıyla geldik. Bu yanlarımızı güçlendirerek, geliştirerek, samimiyet ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz...

img